<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, C20/S3 (2006)</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2836" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2836</id>
<updated>2026-05-09T16:32:04Z</updated>
<dc:date>2026-05-09T16:32:04Z</dc:date>
<entry>
<title>Acil Tıp Sisteminde Sürüş Güvenliği Ve Acil Araç Sürücülerinin Eğitimleri</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2994" rel="alternate"/>
<author>
<name>YILDIRIM, Gül Özlem </name>
</author>
<author>
<name>Karcıoğlu, Özgür</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2994</id>
<updated>2020-06-16T12:44:38Z</updated>
<published>2006-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Acil Tıp Sisteminde Sürüş Güvenliği Ve Acil Araç Sürücülerinin Eğitimleri
YILDIRIM, Gül Özlem ; Karcıoğlu, Özgür
Ambulanslar; hastane dışında olay yerinden hasta ve/veya yaralı taşımaya uygun özel ekip ve ekipmanla donatılmış, kendine özgü uyarıcı sitemleri ve haberleşme aygıtları bulunduran özelleşmiş araçlardır. Çeşitli yasa ve yönetmelikler ile ambulanslar sınıflandırılmış ve standartları oluşturulmaya çalışılmıştır. Ambulanslarda, hasta ve yaralılara Temel ve İleri Yaşam Desteğinin sağlanabilmesi için gerekli ekip, ekipman ve acil ilaçlar bulunur. Ambulanslar Komuta Kontrol Merkezleri tarafından aktive edilir ve çağrıyı alan ekip olay yerinde hasta ve yaralılara temel ve ileri yaşam desteği vermekle sorumludurlar. Ancak; ambulansların kendileri diğer taşıtlara oranla daha sık olarak kazaya karışmakta yada kaza nedeni olmaktadır. Acil araç operasyonda iken trafik kurallarıyla ilgili bazı ayrıcalıklara, hız limitlerini aşmaya yetkili olmakla birlikte bütün bu yetkiler güvenlik sınırları içinde kullanılmalı; temel hedef personelin, hastanın ve diğer kişilerin güvenliği olmalıdır. Her çağrı rutin olarak "acil" kabul edilmemelidir. Ambulansların karıştığı kazalarda; kavşaklarda yavaşlamama, ışık ve kural ihlalleri, ani manevralar, yakın izleme gibi karakteristik özellikler dikkat çekmektedir. Ambulans sürücülerine trafikteki rol ve sorumluluklarını kapsayan eğitimlerin verilmesi gerekmektedir. Bunun için acil birimlerin güvenli sürüş teknikleri ile ilgili bir eğitim programı olmalı, bu eğitim programının ayrıntılı müfredatı, eğitim ekipmanları ve lisanslı eğitimcileri bulunmalıdır. Eğitimin kavramsal çerçevesi akademisyenlerin katkısı ile hazırlanmalı, meslek derneği temsilcilerinden görüş alınmalıdır. Ayrıca acil araçlarda sürücülük yapacak kişilerin eğitimleri gereği acil tıbbi bakım protokolleri ve ambulansın donanımını bilen tekniker (paramedik) ve/veya Acil Tıp Teknisyenleri içinden seçilmesi, acil araç ilişkili kazaların oranını azaltabilir.  Ambulances are specialized vehicles supplied with appropriate crew and equipment to transport the ill and injured from the field to healthcare facilities, and with communication devices, sirens, lights etc. Various regulations and legal documents have been published to classify and standardize ambulances. Medical supplies necessary in an ambulance include all emergency drugs and equipment needed to be used in basic and advanced life support for both trauma and cardiac care. The vehicles are directed by dispatcher centers and the ambulance receiving the call is in charge of delivering basic and advanced life support as appropriate in the field. However, there is concrete evidence that these life-saving vehicles are involved in car accidents themselves, even more commonly than any other type of vehicles. Although there are certain privileges defined for ambulances in emergency operations which allow them to violate speed limits and some other strict rules in traffic, these exceptions are to be used cautiously within safety limits. Safety of the crew and the victims along with emergency medical vehicle should always take the priority. Only a minority of the calls are real â€˜emergencies'. Failure to slow down in corners, violations of traffic lights and other rules, sudden maneuvers, following the next vehicle too closely are some of prominent features in the accidents in which the ambulances are engaged. Ambulance drivers should receive appropriate training with special regard to their role and responsibilities in the traffic. This mandates specific training programmes adopted by emergency medical services units regarding driving safety including core curriculum, equipment needed for training and licensed trainers. Conceptual framework should be delineated by academicians, and professional associations must be consulted. Paramedic and emergency medical technicians who are trained on emergency care protocols and use of ambulances should be the first choice to be employed as drivers of emergency medical vehicles in order to alleviate the rate of untoward events involved by these vehicles.
</summary>
<dc:date>2006-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Morphology and Morphometry of the Acetabulum</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2993" rel="alternate"/>
<author>
<name>TAŞTEKİN, FUNDA</name>
</author>
<author>
<name>Akseki Çeri, Nazlı Gülriz</name>
</author>
<author>
<name>ARMAN, CANDAN</name>
</author>
<author>
<name>TETİK, SÜLEYMAN</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2993</id>
<updated>2020-06-16T12:44:38Z</updated>
<published>2006-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Morphology and Morphometry of the Acetabulum
TAŞTEKİN, FUNDA; Akseki Çeri, Nazlı Gülriz; ARMAN, CANDAN; TETİK, SÜLEYMAN
Acetabulum is a hemispherical cavity on the medial part of the hip joint. Anterior acetabular ridge's morphology is clinically important during total hip arthroplasty. Additionally the depth and diameter of the acetabulum are important during surgical treatment of acetabular fractures. Objective of this study is to determine the relationship between the acetabular depth and diameter. Additionally to describe the anterior acetabular ridge's morphology that can be useful for diagnosing congenital acetabular dysplasia and during acetabular surgery. Material and method: This study was conducted on 154 os coxae. Two morphometrical and one morphological parameters were evaluated. The distance between the acetabular ridge nearest to body of ischium and anterior iliac margin intersecting the acetabular ridge was named as acetabular diameter. The distance between the deepest point of acetabular cavity and the horizontal plane touching the acetabular edges was named as acetabular depth. We evaluated the anterior acetabular ridge's shape morphologically and classified them as follows (irregular, curved, straight and angular). Correlation between morphometrical parameters were investigated using Pearson's test. p&lt;0.05 was the significant level. Results: Regarding to anterior acetabular ridge shape morphology; the majority was curved 71 (46,1 %), 36 (23,3 %) were straight, 26 (16,8 %) were angular and 21 (13,6 %) were irregular. The mean values for the acetabular depth and diameter were 29.49 Â± 4.2 mm and 54.29 Â± 3.8 mm respectively. Positive and significant correlation was found between the depth and the diameter of the acetabulum (r = 0.498 p &lt; 0.001). Conclusion: Depth of acetabulum correlates with acetabular diameter. Most common acetabular shape is curved (46.1 %). These information may be helpful during hip arthroplasty, treatment of hip joint fractures and in diagnosing congenital hip dysplasia. Acetabulum kalça ekleminin medial bölümünde yer alan hemisferik şekilli bir çukurdur. Acetabulum ön kenarı'nın morfolojisi total kalça artroplastisi için önemlidir. Acetabulum çapının ve derinliğinin bilinmesi acetabulum kırıklarının cerrahi tedavisi için değerlidir. Amaç: Bu çalışmanın amacı acetabulum cerrahisinde ve doğumsal acetabulum displazisi tanısında değer taşıyan acetabulum derinliğini, çapını, aralarındaki ilişkiyi ve acetabulum ön kenarının morfolojisini tanımlamaktır. Gereç ve yöntem: Bu çalışma 154 kalça kemiğinde yapıldı. İki morfometrik ve bir morfolojik parametre değerlendirildi. Corpus ischii'ye en yakın acetabulum kenarı ve iliak kemik ön kenarının acetabulum kenarını kestiği nokta arasındaki uzaklık acetabulum çapı olarak adlandırıldı. Acetabulum'daki en derin nokta ile acetabulum kenarlarına teğet geçen yatay plan arasındaki dikey uzaklık acetabulum derinliği olarak adlandırıldı. Acetabulum ön kenarı morfolojik olarak değerlendirildi ve dört farklı grup halinde (kavisli, açılı, düz ve irregü- ler) sınıflandırıldı. Bulgular: Acetabulum ön kenarı 154 kemiğin 71'inde kavisli (%46,1), 36'sında düz (% 23,3), 26'sında köşeli (%16,8), 21'inde irregüler (%13,6) olarak bulundu. Morfometrik ölçümler olan acetabulum derinliği ve çapı ortalama 29,49 Â± 4,2 mm ve 54,29 Â± 3,8 mm olarak bulundu ve iki parametre arasındaki korelasyon Pearson testi ile sınandı. Acetabulum derinliği ve çapı arasında pozitif ve anlamlı korelasyon saptandı (r = 0,498, p &lt; 0,001). Sonuç: Acetabulum derinliği, acetabulum çapı ile ilişkilidir. En fazla görülen acetabulum kenarı şekli kavisli'dir (%46,1). Bu bilgi kalça artroplastisi sırasında, kalça eklemi kırıklarının tedavisinde ve konjenital kalça eklemi displazisi tanısında yararlı olabilir.
</summary>
<dc:date>2006-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu Eşlik Eden Veya Etmeyen Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Tanısı Alan Puberte Öncesi Erkek Olgularda Aile İşlevlerinin Değerlendirilmesi</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2992" rel="alternate"/>
<author>
<name>Çakaloz, Burcu</name>
</author>
<author>
<name>AKAY, AYNUR</name>
</author>
<author>
<name>BÖBER, ECE</name>
</author>
<author>
<name>EMİNAĞAOĞLU, Neslihan </name>
</author>
<author>
<name>GÜNAY, TÜRKAN</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2992</id>
<updated>2020-06-16T12:44:38Z</updated>
<published>2006-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu Eşlik Eden Veya Etmeyen Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Tanısı Alan Puberte Öncesi Erkek Olgularda Aile İşlevlerinin Değerlendirilmesi
Çakaloz, Burcu; AKAY, AYNUR; BÖBER, ECE; EMİNAĞAOĞLU, Neslihan ; GÜNAY, TÜRKAN
Amaç: Bu çalışmada, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ve Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu eşlik eden DEHB (DEHB+KOKGB) tanılı çocukların aile işlevlerinin, kontrollerle karşılaştırılarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmaya, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi çocuk psikiyatrisi polikliniğine ilk kez başvurarak DEHB tanısı alan 21, DEHB+KOKGB tanısı alan 26 erkek çocuk alınmıştır. Kontrol grubuna 27 sağlıklı erkek çocuk alınmıştır. Tüm olgular erkek cinsiyetinde ve 6-11 yaş aralığındadır. Sosyodemografik veri formu, aile değerlendirme ölçeği (ADÖ), dikkat eksikliği ve yıkıcı davranış bozuklukları için DSM-IV'e dayalı tarama ve değerlendirme ölçeği anneler tarafından, Conners öğretmen derecelendirme ölçeği kısa formu öğretmenleri tarafından doldurmuştur. Bulgular: İletişim ve genel işlevleri gösteren alt bölümler açısından; DEHB grubu ile kontrol grubu arasında fark saptanmazken, DEHB+KOKGB grubunda; DEHB grubu ve kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yükseklik saptanmıştır. Sonuç: DEHB'li çocuklarda, KOKGB ek tanısının varlığında aile işlevlerinde bozulma meydana gelebilmektedir.  Objective: The aim of this study was to investigate family functions of prepubertal boys with attention deficit hyperactivity (ADHD) and comorbid oppotional defiant disorder (ODD). Material and method: The study involved children between the ages of 6 and 11 with ADHD and ADHD+ODD diagnosis on the basis of DSM-IV diagnosis criteria, who were seeking medical treatment for the first time at the child psychiatry outpatient clinic of Dokuz Eylül University School of Medicine. The ADHD group and the ADHD+ODD group included respectively 21 and 26 boys, while there were 27 boys in the control group comprising healthy volunteers. The parents filled in the forms of DSM-IV Based Behavior Disorders Screening and Rating Scale for lack of attention and disruptive behavior disorders, the forms of Family Asessment Device and the teachers filled in a brief form of Conners Teacher Rating Scale.Results: We found that the families of ADHD+ODD group had significantly higher rates of "communication" and "general functions" compared to ADHD and control groups. There was no statiscally significant difference between ADHD group and controls. Conclusion: The presence of ODD in children with ADHD may be associated with the abnormal family functioning.
</summary>
<dc:date>2006-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Üniversite Hastanesinde Çalışan Hekimlerde İş Doyumunun Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2991" rel="alternate"/>
<author>
<name>ERGÖR, OSMAN ALPARSLAN </name>
</author>
<author>
<name>ERGÖR, GÜL</name>
</author>
<author>
<name>AKVARDAR, YILDIZ</name>
</author>
<author>
<name>DEMİRAL, YÜCEL</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2991</id>
<updated>2020-06-16T12:44:38Z</updated>
<published>2006-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Üniversite Hastanesinde Çalışan Hekimlerde İş Doyumunun Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi
ERGÖR, OSMAN ALPARSLAN ; ERGÖR, GÜL; AKVARDAR, YILDIZ; DEMİRAL, YÜCEL
Doktorlarda depresyon, intihar ve madde kullanımı riski yüksektir. İş doyumu ve stres gibipsikososyal etmenlerin mental sağlık üzerine etkileri olduğu bilinmektedir.Amaç: Bu çalışmanın amacı üniversite hastanesinde çalışan hekimlerde depresyon veanksiyete düzeylerinin belirlenmesi ve iş doyumunun etkisinin incelenmesidir.Yöntem: Çalışmada Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi\'nde çalışan ve sistematikörnek seçme yöntemi ile seçilen 300 hekime anket dağıtıldı, 153 hekimden yanıt alındı (%51,0). Sosyo-demografik ve çalışma yaşamı ile ilgili soruların sorulduğu, kapalı zarflardadağıtılan ve iki hafta sonra toplanan ankette depresyon ve anksiyete ölçümünde HastaneAnksiyete ve Depresyon Ölçeği kullanıldı. İş doyumunu değerlendirmek üzere tek bir soruile 1 ile 10 arasında derecelendirmeleri istendi ve işaretlenen puanlara göre iş doyumudüşük, orta ve yüksek olarak sınıflandırıldı.Bulgular: Yüksek anksiyete ve depresyon görülme sıklığı sırasıyla %18,9 ve 27,4\'tür. İşdoyumu ve anksiyete arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p=0,239). İş doyumu düşükolanlarda, cerrahi bilimlerde çalışanlarda ve asistan konumunda çalışanlarda depresyondüzeyi anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p&lt;0,0001).Sonuç: Hekimlerde anksiyete ve depresyon düzeyleri yüksek bulunmuştur. İş doyumu vedepresyon arasında ilişki saptanmıştır. Hekimlerin iş doyumları mental sağlıkları, kurumlarıve hastaları için önemlidir. İş doyumu bireysel bir sorun olarak değil kurumsal olarakdeğerlendirilmeli; izlem sistemi oluşturularak ileriye yönelik ve girişimsel çalışmalara olanaksağlanmalıdır.Studies have shown that physicians have an increased risk of mental health problemsincluding depression, suicide and substance abuse. Job satisfaction and job stress mightaffect physicians mental well being.Objective: The aim of this study was to determine the level of anxiety and depression ofmedical doctors working in a university hospital and whether job satisfaction has an impacton level of anxiety and depression.Methods: The study was completed with 153 physicians those systematically selectedfrom university medical faculty. The response rate was 51,0%. Hospital Anxiety andDepression Scale was used to measure anxiety and depression. The study group was ratedtheir job satisfaction by a continuous scale ranged one to ten. Then tertiles were calculatedin order to categorize the job satisfaction as low, modest and high.Results: Anxiety prevalence wasfound to be 18.9% and depressionwas 27.4%. Job satisfaction did notalter the anxiety levels (p=0.239).Depression were significantly higher inthe least job satisfied physicians (p&lt;0.0001).Conclusion: Job satisfaction is an important issue for physicians\' mental well-being, theirinstitution and patients. Hence it should be considered not as an individual problem but asan organisational one. Surveillence systems should be established which allow follow-upand interventional studies.
</summary>
<dc:date>2006-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
