<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, C19/S2 (2005)</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2833" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2833</id>
<updated>2026-05-09T16:32:00Z</updated>
<dc:date>2026-05-09T16:32:00Z</dc:date>
<entry>
<title>Nonspesifik Göğüs Ağrılı Hastalarda Anksiyete Bozukluğu</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2969" rel="alternate"/>
<author>
<name>SÖNMEZ DEMİRYOĞURAN, Nesibe </name>
</author>
<author>
<name>Topaçoğlu, Hakan</name>
</author>
<author>
<name>Karcıoğlu, Özgür</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2969</id>
<updated>2020-06-16T12:44:38Z</updated>
<published>2005-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Nonspesifik Göğüs Ağrılı Hastalarda Anksiyete Bozukluğu
SÖNMEZ DEMİRYOĞURAN, Nesibe ; Topaçoğlu, Hakan; Karcıoğlu, Özgür
Acil servise göğüs ağrısı şikayeti ile başvuran hastaların çoğu, akut koroner sendrom ve hayatı tehdit eden diğer durumlar dışlandıktan sonra nonspesifik göğüs ağrısı tanısı ile taburcu edilmektedir. Yapılan çalışmalar, nonspesifik göğüs ağrısı tanısı alan hastalarda yüksek oranda anksiyete bozukluğu bulunduğunu göstermiştir. Anksiyete bozukluğu, tanısı konulduğunda etkin bir şekilde tedavi edilebilen bir hastalıktır. Anksiyete bozukluğu hastalarının çoğu ilk olarak psikiyatri kliniklerinden daha çok acil servis veya kardiyoloji bölümlerine başvurur. Bu nedenle göğüs ağrısı şikayeti ile başvuran hastalarda göğüs ağrısını açıklayacak organik bir patoloji saptanamadığı durumlarda, hekimlerin anksiyete bozukluğunu, ayırıcı tanılar arasında göz önünde tutmaları ve hastayı ilgili birimlere yönlendirmeleri önemlidir. Nonspesifik göğüs ağrısı tanısını alan hastaların; ağrılarının akut koroner sendrom açısından atipik karakterde olması, yineleyen acil servis başvurularının olması ve göğüs ağrısına eşlik eden birçok semptom tanımlaması, acil servis hekiminin anksiyete bozukluğundan şüphelenmesine yardımcı olabilir.  Most patients admitted to the emergency department (ED) with chest pain are discharged with a diagnosis of "nonspecific chest pain" (NSCP) after ruling out acute coronary syndrome and other life-threatening conditions. Recent studies have shown that anxiety disorder commonly accompanied NSCP. Anxiety disorder is an entity which can be efficiently treated and cured once suspected and diagnosed. Provided that patients commonly enter the health care system via EDs and cardiology outpatient clinics, a high index of suspicion pursued by EPs is of utmost importance to detect anxiety disorder in patients with chest pain. Emergency physicians should always consider anxiety disorder in patients presenting with chest pain provided that organic pathologies are ruled out. Atypical definitions of pain in the history, recurrent visits to the ED and having numerous adjunctive complaints should raise suspicions having anxiety disorder.
</summary>
<dc:date>2005-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Juvenil İdiopatik Artritli Çocuklarda Psikososyal Özellikler</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2968" rel="alternate"/>
<author>
<name>Pekcanlar, Aynur</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2968</id>
<updated>2020-06-16T12:44:38Z</updated>
<published>2005-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Juvenil İdiopatik Artritli Çocuklarda Psikososyal Özellikler
Pekcanlar, Aynur
Juvenil idiopatik artritler (JİA) en yaygın çocukluk çağı romatizmal hastalıklarıdır. Juvenil idiopatik artritli çocuklar genellikle akut ve kronik ağrı, hareket kısıtlılığı, sabah katılığı, büyüme geriliği, göz sorunları, serbest zamanlarını kısıtlayan hekim ziyaretleri, etkinliklere katılımın azalması ve okul devamsızlığı deneyimlemektedirler. JİA'lı çocuk ve gençler psikolojik sorunlar için risk altındadır. Psikiyatrist ve romatoloji uzmanı için psikiyatrik belirtilerin varlığının araştırılması, pek çok nedenle önemlidir. Bu yazıda çocukluk çağı JİA'lı hastaların ve ailelerin deneyimledikleri psikososyal sorunlar ve tedavideki güncel yaklaşımlara yer verilmiştir. Juvenile idiopathic arthritis (JIA) is common pediatric rheumatoid diseases. Children with juvenile idiopathic arthritis commonly experience acute and chronic pain, decreased mobility, excessive stiffness, growth retardation, vision problems, frequent visits to the doctor that limit free time, restrictions on activities, and school absenteeism. The children and adolescents with JIA are at increased risk for psychological problems. It is important for the psychiatrist and rheumatologist to detect the presence of Psychiatric symptoms for many reasons. In this paper, psychosocial problems of children with JIA and their families and recent management strategies was discussed.
</summary>
<dc:date>2005-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Çocuk Olguda Fogarty Kateteriyle Tek Akciğer Ventilasyonu</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2967" rel="alternate"/>
<author>
<name>Gürsoy, M. Yavuz</name>
</author>
<author>
<name>Çapar, Emine Özdemir</name>
</author>
<author>
<name>OLGUNER, ÇİMEN GÜLBEN</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2967</id>
<updated>2020-06-16T12:44:38Z</updated>
<published>2005-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Çocuk Olguda Fogarty Kateteriyle Tek Akciğer Ventilasyonu
Gürsoy, M. Yavuz; Çapar, Emine Özdemir; OLGUNER, ÇİMEN GÜLBEN
Tek akciğer ventilasyonu (TAV) erişkin olgularda genellikle çift lümenli endobronşiyal tüple (ÇLET) gerçekleştirilir. Çocuklarda ise yaşlarına uygun ÇLET olmaması nedeniyle TAV için alternatif teknikler kullanılmaktadır. TAV, 6 yaşından küçük çocuklarda selektif endobronşiyal entübasyon veya bir endobronşiyal blokerin yardımıyla uygulanmaktadır. Bu yazıda, sağ akciğerdeki kist hidatik nedeniyle torakotomi yapılması planlanan 4 yaşındaki çocuk olguda başarıyla uygulanan alternatif tek akciğer ventilasyonu tekniğinin sunulması amaçlanmıştır. Standart monitorizasyon ve genel anestezi indüksiyonunu takiben, iç çapı 5,0 mm kafsız endotrakeal tüple (ETT) intübasyon gerçekleştirildi. Fiberoptik görüntü eşliğinde 4 Fr Fogarty embolektomi kateteri ETT içinden geçirilerek sağ akciğer ana bronşuna ilerletildi. İşlem sırasında hipoksemi gelişmeden TAV başarıyla uygulandı. Postoperatif seyir sorunsuzdu ve hasta operasyonun 8. günü evine taburcu edildi. Sonuç olarak, bu yöntemin tek akciğer ventilasyonu için yeterli ekipmanın bulunmadığı 4-6 yaş grubu çocuk olgularda, basit ve etkin bir şekilde uygulanabilen farklı bir seçenek olabileceği kanısına varılmıştır. One-lung ventilation (OLV) is generally achieved by double-lumen endotracheal tube (DLT) in adults. However, alternative techniques are used for OLV because of the absence of the suitable DLTs in the pediatric population. OLV can be achieved by selective endobronchial intubation alone or with the insertion of a endobrochial blocker in pediatric patients smaller than six years of age. We aimed in this report, a successful one-lung ventilation by using an alternative technique in a four years'old girl weighing 16 kg with right lung cyst hydatics who is undergoing thoracotomy. Following standard monitorization and general anesthesia induction, conventional endotracheal intubation was performed with internal diameter 5.0 mm uncuffed endotracheal tube (ETT). 4 Fr Fogarty embolectomy catheter was advanced as an endobronchial blocker (EBB) into that right lung main bronchus through the ETT under fiberoptic visual guidance. OLV was successfully achieved without hypoxemia during blocker placement. The post-operative course was uneventful, and patient was discharged home on the 8th postoperative day. In conclusion, we suggest that, if there is no available adequate equipment, this method can be easily and effectively used as an different alternative for one-lung ventilation in children of 4 -6 years of age.
</summary>
<dc:date>2005-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Künt Toraks Travması Sonrası Gelişen Akut Mitral Yetmezliği</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2966" rel="alternate"/>
<author>
<name>GÖKÇEN, Banu </name>
</author>
<author>
<name>ŞANLI, Aydın </name>
</author>
<author>
<name>ÖNEN, AHMET</name>
</author>
<author>
<name> KARAÇAM, Volkan</name>
</author>
<author>
<name>Okan, Taha</name>
</author>
<author>
<name>Açıkel, Ünal</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2966</id>
<updated>2020-06-16T12:44:38Z</updated>
<published>2005-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Künt Toraks Travması Sonrası Gelişen Akut Mitral Yetmezliği
GÖKÇEN, Banu ; ŞANLI, Aydın ; ÖNEN, AHMET;  KARAÇAM, Volkan; Okan, Taha; Açıkel, Ünal
Künt toraks travmasına bağlı olarak gelişen kardiak yaralanmalar sonucu nadir olarak valvüler lezyonlar ortaya çıkabilmektedir. Acil serviste araç içi trafik kazası nedeniyle değerlendirilen 20 yaşındaki erkek olgunun fizik muayenesinde mitral odakta üfürüm, akciğer kontüzyonu ve şüpheli kot fraktürü saptandı. Daha önceden kardiyak rahatsızlığı ve efor kapasitesinde kısıtlılığı olmadığını ifade eden olguya elektif şartlarda ekokardiyografi (EKO) yapıldı ve posterior leaflet flail görünümde, posterior leafleti tutan kordal yapılarda rüptür ve mitral yetmezlik jetinin tüm sol atriumu doldurmakta olduğu tesbit edilerek ağır mitral yetmezliği (MY) tanısı kondu. Genel durumu iyi olan ve kardiyak yetmezlik bulguları olmayan olgunun medikal tedavisi düzenlenerek servis izlemine alındı. Elektif şartlarda operasyon önerildi. Künt toraks travması ile acil serviste değerlendirilen hastaların kardiyak travmaya açık hastalar olduğu unutulmamalı, dikkatli ve tam fizik muayene yapılmalıdır.  Valvuler lesions may be observed due to cardiac injuries after blunt thoracic traumas. A 20 year -old male patient admitted to the emergency department after a car accident. His physical examination reveled a pansystolic murmur at mitral area by auscultation. On his chest X-ray examination, it was found out that pulmonary contusion and a suspected rib fracture were present. This patient didn't declare any prior cardiac illness and exertional dsypnea. Echocardiographic examination was carried out under elective circumstances. This examination defined a flail-like appearance at the posterior leaflet of the mitral valve, rupture of the chordae holding mitral posterior leaflet and severe mitral regurgitation. His general condition was fine and he is given medical treatment at our clinic, and elective mitral valvuler surgery has been proposed. The patients admitted to the emergency department because of blunt chest trauma should be carefully examined.
</summary>
<dc:date>2005-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
