<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>C7/S1 (2014)</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/4503</link>
<description/>
<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 07:12:12 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-09T07:12:12Z</dc:date>
<item>
<title>Bir Üniversite Hastanesinde Çalışan Hemşirelerin İş Doyumu ve Kurumsal  Bağlılıklarındaki Değişim</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/4525</link>
<description>Bir Üniversite Hastanesinde Çalışan Hemşirelerin İş Doyumu ve Kurumsal  Bağlılıklarındaki Değişim
YILMAZMIŞ, Fatma; Bengü, Nergiz; Güneş, Nuray; SEREN, ŞEYDA
 Giriş: Dünyada ve ülkemizde kurum yöneticilerinin hemşirelerin iş doyumlarını ve kurumsal bağlılıklarını artırma yolu ile işten ayrılmaları  azaltabileceği belirtilmektedir. Amaç: Bir üniversite hastanesindeki hemşirelerin iş doyumları ve kurumsal bağlılık düzeylerinin 2007, 2009  ve 2011 yıllarında göstermiş olduğu değişimi incelemektir. Yöntem: Araştırma tanımlayıcı karşılaştırmalı tasarımda bir üniversite  hastanesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, kurumda en az altı ay çalışan ve araştırmaya katılmayı kabul eden tüm  hemşireler oluşturmuştur (2007 yılı N=407, 2009 yılı N=400, 2011 yılı N=653). Veri toplama aracı olarak sosyodemografik ve çalışma  özellikleri soru formu, İş Doyumu Ölçeği ve Kurumsal Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma için etik kurul onayı, kurum izni ve  hemşirelerden yazılı onam alınmıştır. Veriler; tanımlayıcı istatistikler, tek yönlü varyans ve Tukey HSD analizi ile değerlendirilmiştir.  Bulgular: Hemşirelerin iş doyumunun tüm alt boyutları, toplam puanı ve kurumsal bağlılık puan ortalamaları yıllara göre istatistiksel olarak  anlamlı fark göstermiştir. Yapılan ileri analizlerde kendini gerçekleştirme, genel kalite, yöneticilik/liderlik, lojistik ve gelişim olanakları,  sağlık güvencesi alt boyutları ile iş doyumu toplam puanı ve kurumsal bağlılık puanlarının 2007 yılında farklılık gösterdiği saptanmıştır.  Sonuç: Hemşirelerin 2007 yılına göre 2009 yılında, iş doyumlarında hafif bir yükselme, ancak 2011'de hafif bir düşüş olduğu, kurumsal  bağlılıklarında ise 2007'den 2011'e kadar giderek düşüş gösterdiği saptanmıştır. Hemşirelerin işten ayrılmalarını önlemek ve bu bağlamda iş  doyumlarını ve kurumsal bağlılıklarını artırmak üzere yöneticiler tarafından yeni stratejiler geliştirme ve süreç iyileştirme çalışmaları  başlatılmıştır  &amp;nbsp;Introduction: It is suggested that managers in Turkey and in the world could reduce to leave rates by increasing nurses' job  satisfaction and organizational commitment levels. Aim: The aim of the study is to investigate the change in the job  satisfaction and organizational commitment levels of nurses working in a university hospital for the years 2007, 2009 and  2011. Method: The research was carried out in a university hospital with a descriptive comparative design. The sample of the  research consisted of all nurses who had worked at least for six months in the institution and who accepted to participate in the  research (Year 2007 N=407, Year 2009 N=400, Year 2011 N=653). As data collection instruments, the socio-demographic and  employment characteristics questionnaire, the Job Satisfaction Scale and the Organizational Commitment Scale were used.  Approvals of institutions, ethical committee and written consents of nurses were obtained for the study. The collected data  were analyzed using descriptive statistics, one-way ANOVA and Tukey HSD analysis. Results: All sub-dimensions of nurses'  job satisfaction, total scores, and organizational commitment mean scores differed significantly among years. In advanced  analyses, it was determined that the sub-dimensions of self-actualization, general quality, management/leadership, logistics and  development opportunities, and health guarantee along with job satisfaction total score and organizational commitment scores  differed in 2007. Conclusion: There was a slight increase in nurses' job satisfaction levels in 2009 compared to the levels in  2007; however, there was a slight decrease in 2011. On the other hand, there was a gradual decrease in nurses' organizational  commitment levels between 2007 and 2011. In order to increase nurses' job satisfaction and organizational commitment levels  and thus to prevent nurses to leave the job, managers started to work on developing new strategies and improving processes.   
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2014 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12397/4525</guid>
<dc:date>2014-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Kendi Kendine Deri Muayenesi (KKDM) Formunun Türkçe Uyarlaması: Geçerlilik  Çalışması</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/4524</link>
<description>Kendi Kendine Deri Muayenesi (KKDM) Formunun Türkçe Uyarlaması: Geçerlilik  Çalışması
BAYIK TEMEL, Ayla; ERKİN, Özüm; KOŞTU, Nazan
 Giriş: Deri kanserleri toplumda sık rastlanılan kanserlerden biridir. Deri kanseri genç yaşlarda oluşabilir ve yaş ilerledikçe risk artar. Eğer  erken evrelerde saptanırsa, deri kanserlerinin tedavisi kolaydır. Erken tanı ve tedavi için kendi kendine deri muayenesi önemlidir. Amaç:  Kendi kendine deri muayenesi adımlarını Türk diline uyarlamak ve geçerliliğini test etmek amaçlanmıştır. Yöntem: Metodolojik araştırma  Şubat 2012'de İzmir ilinde yürütülmüştür. Amerikan Deri Kanseri Vakfı (The Skin Cancer Foundation) tarafından önerilen kendi kendine  deri muayenesi adımları uyarlanmıştır. Kendi kendine deri muayenesi basit sekiz adım içermektedir. Uyarlama için elektronik postayla izin  alınmıştır. Formun dil uyarlaması, kapsam geçerlik indeksi, Kendall W uyumluluk düzeyi ve pilot uygulama çalışmaları yürütülmüştür.  Bulgular: Dil uyarlaması kapsamında çeviri, geri çeviri ve orijinal ölçek ile karşılaştırma yapıldıktan sonra form oluşturulmuştur. Kapsam  geçerlik indeksi .98 bulunmuştur. Analiz sonucunda Kendall W .047 olarak elde edilmiştir (p= .889). Pilot çalışma sonucunda forma son hali  verilmiştir. Sonuç: Kendi kendine deri muayenesi formu Türk diline uygun, açık, anlaşılır, geçerli ve uygulanabilir bir erken tanı aracıdır.   &amp;nbsp;Introduction: Skin cancer is a common cancer in society. Skin cancer may occur at a young age and risk increases with age.  If detected early stages, the treatment could be easy to detect. Skin self examination is important for early diagnosis and  treatment. Aim: It was aimed to test Turkish version of skin self examination form and its the validity. Method:  Methodological research was conducted in February 2012 in Izmir. Steps of skin self examination offered by The Skin Cancer  Foundation was adapted. Skin self examination includes simple eight steps. Permission was granted by electronic mail for  adaptation. Steps for adapting to the Turkish language has been allowed by electronic mail. Language adaption, content  validity index, Kendall's W coefficient of concordance test, and pilot study were carried out. Results: Form was prepared after  language adaptation under the translation, back translation and the comparison with the original scale. Content validity index  was found .98. After the analysis Kendall W was found .047 (p = .889). The final version of the form was prepared as a result  of the pilot study. Conclusion: Skin self examination form is an early diagnostic tool, suitable for Turkish language, clear,  understandable, valid and applicable 
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2014 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12397/4524</guid>
<dc:date>2014-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>The Opinions and Experiences of Obstetricians and Midwives About The Elective  Caesarean Birth</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/4523</link>
<description>The Opinions and Experiences of Obstetricians and Midwives About The Elective  Caesarean Birth
GÜLER, Handan; AKSOY DERYA, Yeşim
 Background: At the present time, the most frequent reason for the application of caesarean birth is the caesareans without medical  indications (elective). Becoming a routine of caesarean application brings along various ethical discussions. Objectives: This cross-sectional  descriptive study was planned to analyze the opinions and experiences of obstetricians and midwives about the elective caesarean birth.  Methods: The samples of the research consisted 36 obstetricians and 84 midwives who accept to participate the study. Results: 100% of the  obstetricians (elective=40.9%, medical indication=59.1%) and 48.7% of midwives (elective=47.4%, medical indication=52.6%) were  determined to have experienced caesarean in their birth. 58.3% of the obstetricians and 39.3% of the midwives said they or their wives would  choose elective caesarean birth if they were pregnant now. In both groups, the primer reason for the choice of elective caesarean births was  "unwillingness and fear of dissertation/pain" among the obstetricians and midwives with 33.3% and 78.7% respectively. It was found that  54.8% of the midwives and 80.5% of the obstetricians partly or totally agreed with the idea of "caesarean is a birth type that is preferred by  the obstetricians nowadays since it saves more time to health professionals"(p = .024). Conclusion: This study indicates that obstetricians  and midwives are tendency to elective caesarean birth. It is thought that opinions and experiences of health professionals may be router  choose the type of birth of families.   Giriş: Tıbbi endikasyon olmadan (elektif) yapılan sezaryenler günümüzde karşılaşılan en sık sezaryen doğum uygulama nedenidir. Sezaryen  uygulamasının rutin hale gelmesi, çeşitli etik tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Amaç: Bu kesitsel tanımlayıcı çalışma, kadın doğum  hekimi ve ebelerin elektif sezaryen doğum hakkındaki görüş ve deneyimlerini incelemek amacıyla planlandı. Yöntem: Araştırmanın  örneklemini, çalışmaya katılmayı kabul eden 36 kadın doğum hekimi ve 84 ebe oluşturdu. Bulgular: Hekimlerin %100'ünün  (elektif=%40.9, tıbbi endikasyon=%59.1) ebelerin ise %48.7'sinin (elektif=%47.4, tıbbi endikasyon=%52.6) kendi doğumlarında sezaryeni  deneyimledikleri saptandı. Hekimlerin %58.3'ü ebelerin ise %39.3'ü eğer şuanda hamile olsalar kendileri ya da eşleri için elektif sezaryen  doğumu seçeceklerini belirtti. Her iki grup için, elektif sezaryen doğumu seçmedeki ilk neden hekimlerde %33.3, ebelerde %78.7 ile "ağrı  çekmek istememek/korkmak" olarak belirlendi. Ebelerin %54.8'inin, hekimlerin ise %80.5'inin "sezaryenle yapılan doğum sağlık ekibine  daha fazla zaman kazandırdığı için günümüzde hekimler tarafından tercih edilmektedir" görüşüne tamamen ya da kısmen katıldığı saptandı  (p = .024). Sonuç: Bu çalışma, kadın doğum hekimi ve ebelerin elektif sezaryen doğuma eğilimli olduğunu göstermektedir. Sağlık  profesyonellerine ait görüş ve deneyimlerin, ailelerin doğum şekli tercihinde yönlendirici olabileceği düşünülmektedir 
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2014 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12397/4523</guid>
<dc:date>2014-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Akran Eğitimi Yöntemi Kullanılarak Yürütülen Sosyal Projelerin Liderlik,  Problem Çözme ve Atılganlık Becerilerinin Gelişimine Etkisi</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/4522</link>
<description>Akran Eğitimi Yöntemi Kullanılarak Yürütülen Sosyal Projelerin Liderlik,  Problem Çözme ve Atılganlık Becerilerinin Gelişimine Etkisi
Özkan, Filiz; Ümit Seviğ, Emine; Kaya Erten, Zeliha; Zincir, Handan
 Giriş: Hemşirelerin sorunlarını etkin şekilde çözümlemeleri için lider ve atılgan davranış göstermeleri ve bunu mesleki eğitimleri sırasında  kazanmış olmaları beklenmektedir. Amaç: Bu çalışma, akran eğitimi yöntemini destekleyen sosyal öğrenme kuramına dayandırılarak  yürütülen sosyal projelerin, hemşirelik öğrencilerinde liderlik, problem çözme ve atılganlık becerilerinin gelişimi üzerine etkisini  incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Çalışma İç Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir üniversite'nin sağlık bilimleri fakültesi dördüncü  sınıf hemşirelik öğrencileri ile karma araştırma yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak sosyo-demografik özellikleri  içeren anket formu, Liderlik Davranışı Belirleme Ölçeği (LDBÖ), Problem Çözme Envanteri (PÇE) ve Rathus Atılganlık Envanteri (RAE)  kullanılmıştır. Okulun akademik kurul izni ve öğrencilerden yazılı onamı alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, t-testi ve korelasyon  analizi kullanılmıştır. Kalitatif kısmı ses kayıtlarının deşifre edilmesi sonrası katılımcıların ifadelerinde değişiklik yapılmadan sunulmuştur.  Bulgular: Akran eğitimi yöntemiyle yürütülen sosyal projelerin öğrencilerin atılganlık, liderlik ve problem çözme becerilerini geliştiğini  belirlemiştir (p&amp;lt;0,05). Öğrencilerin ifadeleri de bu durumu destekler niteliktedir. Atılganlık ile liderlik arasında pozitif (p&amp;lt;.010), liderlik ve  atılganlık ile problem çözme arasında negatif bir ilişki belirlenmiştir (p&amp;lt;.010). Cronbach alfa katsayıları Liderlik davranışı belirleme ölçeği  için. 82, problem çözme envanteri için .92, Rathus atılganlık envanteri için .76'dır. Sonuç: Hemşirelik eğitimi veren okullarda yaşayarak  öğrenme ve akran eğitimi yöntemiyle yürütülen sosyal projelerle akran eğitiminin yaygınlaştırılması önerilmektedir.    Giriş: Hemşirelerin sorunlarını etkin şekilde çözümlemeleri için lider ve atılgan davranış göstermeleri ve bunu mesleki eğitimleri sırasında  kazanmış olmaları beklenmektedir. Amaç: Bu çalışma, akran eğitimi yöntemini destekleyen sosyal öğrenme kuramına dayandırılarak  yürütülen sosyal projelerin, hemşirelik öğrencilerinde liderlik, problem çözme ve atılganlık becerilerinin gelişimi üzerine etkisini  incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Çalışma İç Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir üniversite'nin sağlık bilimleri fakültesi dördüncü  sınıf hemşirelik öğrencileri ile karma araştırma yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak sosyo-demografik özellikleri  içeren anket formu, Liderlik Davranışı Belirleme Ölçeği (LDBÖ), Problem Çözme Envanteri (PÇE) ve Rathus Atılganlık Envanteri (RAE)  kullanılmıştır. Okulun akademik kurul izni ve öğrencilerden yazılı onamı alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, t-testi ve korelasyon  analizi kullanılmıştır. Kalitatif kısmı ses kayıtlarının deşifre edilmesi sonrası katılımcıların ifadelerinde değişiklik yapılmadan sunulmuştur.  Bulgular: Akran eğitimi yöntemiyle yürütülen sosyal projelerin öğrencilerin atılganlık, liderlik ve problem çözme becerilerini geliştiğini  belirlemiştir (p&amp;lt;0,05). Öğrencilerin ifadeleri de bu durumu destekler niteliktedir. Atılganlık ile liderlik arasında pozitif (p&amp;lt;.010), liderlik ve  atılganlık ile problem çözme arasında negatif bir ilişki belirlenmiştir (p&amp;lt;.010). Cronbach alfa katsayıları Liderlik davranışı belirleme ölçeği  için. 82, problem çözme envanteri için .92, Rathus atılganlık envanteri için .76'dır. Sonuç: Hemşirelik eğitimi veren okullarda yaşayarak  öğrenme ve akran eğitimi yöntemiyle yürütülen sosyal projelerle akran eğitiminin yaygınlaştırılması önerilmektedir.   
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2014 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12397/4522</guid>
<dc:date>2014-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
