<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>C5/S3 (2012)</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/4497</link>
<description/>
<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 07:35:20 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-18T07:35:20Z</dc:date>
<item>
<title>Gebelikte Bulantı Kusma, Evlilik Uyumu ve Eş İlişkisi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/4622</link>
<description>Gebelikte Bulantı Kusma, Evlilik Uyumu ve Eş İlişkisi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
YEKENKUNRIL, Didem; METE, SAMİYE
 Giriş: Gebelikte görülen en yaygın sorunlardan biri, erken gebelik dönemi bulantı kusmalarıdır. Etiyolojide fizyolojik ve psikososyal faktörlerin üzerindedurulmaktadır. Evlilik uyumu ve eş ilişkisindeki sorunların da psikososyal faktörler arasında yer aldığı düşünülmektedir. Amaç: Bu çalışma, gebelerde bulantıkusma (GBK), evlilik uyumu ve eş ilişkisi arasındaki ilişkiyi incelemek üzere yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı türdeki araştırmanın örneklemine, İzmir EgeDoğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Obstetri polikliniklerinde muayene olan ve örneklem özelliklerine uyan 400 gebe alınmıştır.Verileri toplamak amacıyla dört form kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, sayı ve yüzde hesaplamaları ile evlilik uyumu, eşle ilişki ile GBK puanıarasındaki ilişkinin saptanabilmesinde Korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Yapılan analizi sonucunda, GBK ile evlilik uyumu arasında zayıf,istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (r = -.32, p = .000) bulunurken, GBK ile eş ilişkisi arasında istatistiksel olarak anlamsız bir ilişki (r = .08, p = .106) olduğusaptanmıştır. Yapılan diğer analiz sonucunda da evlilik uyumu ile eş ilişkisi arasında orta kuvvette, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (r = -.67, p = .000)olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Evlilik uyumunun GBK ile ilişkili olduğu söylenebilmektedir. Bu doğrultuda prekonsepsiyonel danışmanlık hizmetlerininverilmesi, bu hizmetlerin içinde eşlerin evliliğe uyumları ve eş ilişkisi durumlarının ele alınması, gerekli görüldüğünde çiftlerin uzman kişilereyönlendirilmeleri önerilebilir.  Background: One of the most common problems seen in early pregnancy, as yet unknown etiology, is nausea and vomiting.Focuses on the etiology in both physiological and psychosocial factors. It's believed that problems on marital adjustment andspouse relationship are also in psychosocial factors. Objectives: The aim of the research, was to examine the relationship inbetween nausea and vomiting in pregnant women, marital adjustment and spouse relationships. Method: This is a descriptivestudy. Research population constitute who get examined at obstetric policlinics in Education and Research Hospital of IzmirEge Maternity Home and Women Diseases. It was taken to research samples, 400 pregnant women who were complied withthe characteristics of the sample. While data were collected, four form were used. In the evaluation of the obtained data,calculations of number and percentage were used. At the research analysis to determine association with marital adjustmentand spouse relationship with nausea and vomiting in pregnancy and marital adjustment with spouse relationship was performedCorrelational analysis. Results: As a result of correlational analysis was assigned between the severity of nausea and vomitingin pregnancy and martial adjustment was weak, and a statistically significant negatif relationship (r = -.32, p = .000), andbetween the severity of nausea and vomiting in pregnancy and spouse relationship was statistically insignificant relationship (r= .08, p = .106). At the research, in consequence of correlational analysis in between marital adjustment and spouserelationship was found that moderate power, and statistically significant negatif relationship (r = -.67, p = .000). Conclusion:According to results, it can be said marital adjustment is associated with the severity of nausea and vomiting in pregnancy. Inthis direction, it can suggested that, nurses need to give preconsepcional consulting services. However marital adjustment andspouse relationship should assessed into that services. When it is deemed necessary, couples should direct to the specialist  
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12397/4622</guid>
<dc:date>2012-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Yaşlı Kadınlarda Meme Kanseri Erken Tanı Davranışları Arttırılabilir mi? Sağlık Çalışanlarının Sorumlulukları</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/4621</link>
<description>Yaşlı Kadınlarda Meme Kanseri Erken Tanı Davranışları Arttırılabilir mi? Sağlık Çalışanlarının Sorumlulukları
KISSAL, Aygül; BEŞER, AYŞE
 Pek çok çalışmada meme kanseri erken tanı davranışlarının arttırılması için sağlık davranış modellerinin kavramsal temellerikullanılmıştır. Bu derlemede yaşlı kadınların meme kanseri erken tanı davranışlarını artırmada en sık kullanılan iki modelin (Sağlık İnançModeli ve Transteorik Model) etkisi incelenmektedir. Derleme özellikle sağlığı geliştirme modelleri ile meme kanseri erken tanıdavranışlarında azalmaya neden olan engeller ve taramalara katılımı artırmada kullanılan yöntemlerin etkinliği hakkında görüş sağlayacaktır.  In many studies, the conceptual bases of health behaviour models were used in an attempt to increase the early diagnosis behaviours ofbreast cancer. This review article uses the effect of the two models being frequently used in increasing the early diagnosis behaviours ofbreast cancer in old women (Health Belief Model and Transtheoretical Model). The review article will bring a view especially about theobstacles that cause a decrease in health development models and early diagnosis behaviours of breast cancer, and the efficiency of methodsthat are used in increasing the participation in screenings.  
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12397/4621</guid>
<dc:date>2012-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Yoğun Bakım Hemşirelerinin Ötenazi Hakkındaki Düşünceleri</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/4620</link>
<description>Yoğun Bakım Hemşirelerinin Ötenazi Hakkındaki Düşünceleri
ÇELİK, Sevim; KALKAN, Mine; GÜNDOĞDU, Ayla; TOPAL, Hülya
 Amaç: Yoğun bakım ünitesinde çalışan hemşirelerin ötenazi hakkındaki düşüncelerini ve bu düşünceleri etkileyen faktörleri belirlemekamacıyla yapılmıştır. Yöntem: Bu tanımlayıcı çalışma, Zonguldak İl Merkezi'ndeki üniversite ve sağlık bakanlığına bağlı hastanelerinerişkin yoğun bakım ünitelerinde çalışan 89 hemşire ile yapılmıştır. Veriler anket formu ile toplanmıştır. Bulgular: Yoğun bakımhemşirelerinin %57.3'ü ötenaziyi kişinin kendi ölümünü istemesi olarak ifade etmişlerdir. Hemşireler (%59.5) ötenaziyi doğaya, yaratana,evrene karşı gelmek olduğunu belirtmişlerdir. Hemşirelerin yaklaşık yarısı (%44.9) aktif ve pasif ötenazi uygulamasını onaylamamıştır.Hemşireler (%85.4) hastadan ya da onların ailelerinden ötenazi isteğiyle karşılaşmamışlardır. Yaklaşık yarısı (%44.9) kendisi ve %67.4'ü deyakını için ötenaziyi istemediğini bildirmiştir. Hemşirelerin çoğunluğu (%80.9) ölmek üzere olan hastaya bakım vermek istediğini, buhastalara aktif (ï&#129;£Â²=9.45,p=.009) ve pasif ötenazinin uygulanmasını onaylamadıklarını belirtmişlerdir. Türkiye'de ötenazinin yasallaşmasınıhemşirelerin %58.4'ünün desteklemediği belirlenmiştir. Sonuç: Araştırma, yoğun bakım hemşirelerinin ötenazi uygulamasınıbenimsemedikleri, kendisi, yakını ve hastaları için aktif ya da pasif ötenazinin uygulanmasını onaylamadıklarını göstermiştir.  Objectives: The study was conducted to determine the opinions of nurses working in intensive care units about euthanasia and factorsaffecting these opinions of nurses. Methods: This descriptive study was performed 89 nurses working in adult intensive care units atuniversity and ministry of health hospitals of a province in Turkey. Data were collected by questionnaire. Results: Euthanasia was defined aswilling for one's own death by intensive care nurses (57.3%). Nurses (59.5%) were stated that euthanasia is gone against to nature, universeand God. About half (44.9%) of nurses was not confirm to active and passive euthanasia for patients. Nurses (85.4%) were not come acrossto request for euthanasia from patient or their families. About half (44.9%) of nurses for themselves and 67.4% of nurses for relatives wasnot want to euthanasia. Most of nurses (80.9%) was reported that they were wanted to care for the terminally ill patients in intensive careunits and was not support active (ï&#129;£Â²=9.45, p=.009) and passive euthanasia for these patients. It was determined that 58.4% of nurses were notsupport legalisation of euthanasia in Turkey. Conclusion: This study shows that nurses do not support the euthanasia and not confirm toactive and passive euthanasia for themselves, relatives and patients.  
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12397/4620</guid>
<dc:date>2012-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Hemşirelerde Eleştirel Düşünme Eğilimlerinin Belirlenmesi: Karşılaştırmalı Bir Çalışma</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/4619</link>
<description>Hemşirelerde Eleştirel Düşünme Eğilimlerinin Belirlenmesi: Karşılaştırmalı Bir Çalışma
IŞIK, Elif; KARABULUTLU, Özlem; KANBAY, Yalçın; ASLAN, Özgür
 Giriş: Hemşirelik mesleği doğası gereği sürekli problem çözmek ve profesyonel kararlar almak durumunda olan bir meslektir. Bu nedenlehemşirelerin kliniksel alanda eleştirel düşünme becerilerini kullanmaları beklenmektedir. Amaç: Bu çalışma hemşirelerin eleştirel düşünmebecerilerinin bazı değişkenlerle ilişkisini incelemek amacı ile karşılaştırmalı ve tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Yöntem: Araştırmanınevrenini bir üniversite hastanesi ve bir devlet hastanesi servislerinde çalışan hemşireler oluşturmaktadır. Çalışmada herhangi bir örneklemeyöntemine başvurulmayıp çalışmaya katılmayı kabul eden hemşirelerin tamamı çalışma kapsamına alınmıştır. Çalışmaya katılmayı kabuletmeyen, ulaşılamayan ve ölçek sorularına eksik cevap veren kişiler olması nedeni ile bu çalışmanın örneklemini 166 (n: 166) hemşireoluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak Facione tarafından geliştirilen ve Kökdemir tarafından Türkçe'ye uyarlanan California EleştirelDüşünme Eğilimi Ölçeği ve sosyodemografik özellikler anket formu kullanılmıştır. Bulgular: Örneklemi oluşturan hemşirelerin; yaş, eğitimdurumu, medeni durum hastane ve çalışma yılına göre eleştirel düşünme puan ortalamaları arasında fark olmadığı (p &amp;gt; 0.05) örneklemineleştirel düşünme beceri puan ortalamalarının orta düzeyde olduğu, yaş ve çalışma yılı ile eleştirel düşünme becerisi arasında ilişkibulunmadığı (p &amp;gt; 0.05) belirlenmiştir. Sonuç: Hemşirelik eğitim müfredatlarına beceri temelli eleştirel düşünme derslerinin konulması,üniversite hastanesi ve devlet hastanesinde çalışan hemşirelerin eleştirel düşünme becerilerini inceleyen başka çalışmaların yapılması,eleştirel düşünmeyi etkileyen ve geliştiren demografik ve eğitimsel değişkenlerin (öğretim yöntemleri) araştırmacılar tarafından araştırılmasıönerilmiştir.  Therefore, nurses are expected to use their critical thinking skills in the clinical practice. Aim: This descriptive and comparative study wasconducted to investigate the relationship between critical thinking skills of the nurses and some variables. Method: Nurses working invarious services of a university hospital and a state hospital constituted the study group. Without any special sampling, all the nurses whoagreed to participate were included in the study. Due to nurses who refused to participate in the study or could not be reached, or whosequestionnaires were incomplete, the final sample group consisted of 166 (n = 166) nurses. The California Critical Thinking DispositionInventory and Social and Demographic Questionnaire, developed by Facione and adapted to Turkish by Kökdemir, was used as a datacollection tool. Results: Nurses make up the sample; age, education level, marital status, compared to working in hospitals and there is nodifference between critical thinking scores (p &amp;gt; 0.05) also moderate sample scores of critical thinking skills. No correlation was detectedbetween variables such as age, total working years, marital status, educational status and critical thinking skills (p &amp;gt; 0.05). Conclusion:Introduction of critical thinking skills-based curriculum of nursing education courses, university hospitals and public hospital nurses workingin other studies investigating critical thinking skills, critical thinking and develops affecting the demographic and educational variables(teaching methods) are proposed by researchers to investigate.  
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12397/4619</guid>
<dc:date>2012-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
