<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi Dergisi, C6/S2 (2005)</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2299</link>
<description/>
<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 04:06:37 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-09T04:06:37Z</dc:date>
<item>
<title>The Signing of The North Atlantic Treaty: A Case For Multilateralism</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2359</link>
<description>The Signing of The North Atlantic Treaty: A Case For Multilateralism
Doğan, Nejat 
This article demonstrates the adoption of a multilateral mindset by great powers in the aftermath of the Second World War. It argues that after 1945 the United States, Britain, France, and Canada started to cooperate on security issues based on the basic principles of multilateralism. They came to believe that security is an indivisible issue and that cooperation in security issues should be based on reciprocal obligations in such a way of not to discriminate against any participant. Moreover, they believed this cooperation should target a long-term relationship illuminated by mutual understanding rather than quid-pro-quos driven by short-term national interests.  Bu makale, büyük güçlerin /kinci Dünya Savası sonrası diplomaside spesifik bir yaklasım olan çoktaraflılıgı kabul etmeleri ve bu yaklasım etrafında isbirligine gitmelerini konu edinmektedir. Güvenlik konusunun bölünmezligini, yani bir gücü etkileyen bir güvenlik sorununun diger güçleri de etkileyecegini ve ekonomik, sosyal, siyasal konular ile güvenlik ve savunma konularının birbiriyle baglantılı oldugunu benimseyen ABD, /ngiltere, Fransa ve Kanada, çoktaraflılık yaklasımının ilkelerini temel alarak, güvenlik konularında ayrımcılık gütmeden karsılıklı sorumluluk esası etrafında isbirligine gitmislerdir. Bu isbirliginin uzun süreli olmasını hedefleyen devletler, kısa vadeli ulusal çıkarlarının gerektirdigi ödünleri almaya çalısmaktan ziyade, çoktaraflılık yaklasımının geregi olarak karsılıklı anlayısı yerlestirip koruyarak bölgesel ve küresel barısa katkıda bulunmuslardır. 
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2005 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12397/2359</guid>
<dc:date>2005-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Kola Markası Kişiliklerinin Üniversite Öğrencileri Tarafından Algılanması</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2358</link>
<description>Kola Markası Kişiliklerinin Üniversite Öğrencileri Tarafından Algılanması
Torlak, Ömer ; Uzkurt, Cevahir 
Brand has been perceived as an inseparable part of the product. Thus, consumers feature brand at their purchasing decisions. Just like functional benefits, symbolic benefits affect consumer, too. These effects direct consumers perceiving brands similar to human characteristics. Just as today brand identity of many brands is mentioned. The aim of this study is to determine how brand identities of two cola brands are perceived. It is understood that, Coca Cola and Cola Turka are perceived in different dimensions of brand identities by university students. Also, results of the researches indicate that perceptions of two cola brand identities differ in gender, brand preference, frequency of cola drinking and monthly incomes of students' parents  Marka ürünün ayrılmaz bir parçası olarak algılanmaktadır. Bu yüzden tüketiciler satın alma kararlarında markaya oldukça fazla önem verirler. Ürünün kullanım faydası yanında sembolik faydası da tüketiciyi etkiler. Bu etkilenme tüketicileri markaları insani özelliklere benzer sekilde algılamaya yönlendirir. Nitekim bugün pek çok markanın marka kisiliginden söz edilmektedir. Bu çalısmanın amacı, iki kola markasının marka kisilik özelliklerinin nasıl algılandıgını belirlemektir. Coca Cola ve Cola Turka markalarının üniversite ögrencileri tarafından farklı kisilik özelliklerinde algılandıgı anlasılmıstır. Marka kisilik algılamalarının cinsiyet, tercih edilen marka, ürün kullanma sıklıgı ve aylık gelir düzeyine göre de bazı farklılıklar gösterdigi sonucuna ulasılmıstır. 
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2005 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12397/2358</guid>
<dc:date>2005-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Akademisyenlerde Örgütsel ve Mesleki Bağlılığın İncelenmesine İlişkin Bir Örnek Araştırma</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2357</link>
<description>Akademisyenlerde Örgütsel ve Mesleki Bağlılığın İncelenmesine İlişkin Bir Örnek Araştırma
ÖZMEN, ÖMÜR NECZAN; SAATÇİOĞLU, ÖMÜR YAŞAR; Özer, Pınar Süral
This study aims to investigate â€˜dual commitment' of academicians, asknowledge workers. Result of the study using a sample of 280 membersof DEU university indicates that academics are commited to both theirorganizations and their profession. Although as a result of their uniquecharacteristic as knowledge workers, academicians' commitment to theirprofession is higher than their commitment to their employingorganization.Akademisyenlik, arastırmacılık ve egitim gibi iki farklı yönü olan, bilgiüretmek ve yaymakla ilgili sorumluluklar içeren ve bu özellikleri geregi"bilgi isçileri" sınıfına dahil olan bir meslektir. Bu çalısmaakademisyenlerin meslege ve örgüte baglılıklarını bilgi isçiligi çerçevesindedegerlendirmeyi ve özellikle kısmen bürokratik kısmen profesyonel olanmeslekler için geçerli olan "dual baglılık" biçiminin akademisyenlik içingeçerli olup olmadıgının sorgulanmasını amaçlamaktadır. Dokuz EylülÜniversitesi Ögretim Üyelerini temsil edecek biçimde seçilen 280 katılımcıile yürütülen arastırmanın sonuçları akademisyenler açısından dual birbaglılıgın varlıgına isaret etmektedir. Öngörüldügü sekilde,akademisyenlerin mesleki baglılıkları, bilgi isçisi olarak tasıdıkları özelliklernedeniyle örgütsel baglılıklarından daha yüksektir.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2005 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/20.500.12397/2357</guid>
<dc:date>2005-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
