<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, C15/S4 (2013)</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/5293" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/5293</id>
<updated>2026-04-18T10:47:53Z</updated>
<dc:date>2026-04-18T10:47:53Z</dc:date>
<entry>
<title>Küresel Ekonomik Krizin Seyahat Acentelerine Etkileri ve Türkiye'de Kriz Yönetimi Uygulamaları</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/5309" rel="alternate"/>
<author>
<name>Küçükusta, Deniz</name>
</author>
<author>
<name>AVCI, Nilgün</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/5309</id>
<updated>2020-06-16T12:44:48Z</updated>
<published>2013-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Küresel Ekonomik Krizin Seyahat Acentelerine Etkileri ve Türkiye'de Kriz Yönetimi Uygulamaları
Küçükusta, Deniz; AVCI, Nilgün
 Kriz yönetimi özellikle turizm sektöründeki işletmeler için bir gereklilik haline  gelmiştir. Türkiye'de bu alanda yapılan sınırlı çalışmalara rağmen, turizm sektörünün bel  kemiğini de oluşturan seyahat acentelerinde, konunun araştırılması önemli bulunmuştur.  Bu bağlamda, kriz dönemlerinde seyahat acenteleri tarafından alınan önlemler ve  uygulamaları belirlemek, kriz dönemlerinde bu önlemlerin ve uygulamaların kullanım  sıklığını ölçmek, ekonomik krizin seyahat acentelerine olumlu ve olumsuz etkilerini analiz  etmek amaçlanmıştır. Çalışmada nicel yaklaşım benimsenmiş ve 357 geçerli veri analiz  edilmiştir. Bulgular yeni pazarlama politikaları geliştirme uygulamalarının ilk faktör  olarak ortaya çıktığını ve diğer uygulamalara göre daha sıklıkla uygulandığını  göstermektedir. Çalışmada, kriz sürecine uyum ve örgütsel hazırlık çalışmalarının on  plana çıktığı görülmektedir. Özellikle iş süreçlerinin yeni koşullara uyumlaştırılması ve  yönetimin gözden geçirilerek yeni yaklaşımların benimsenmesi gerektiği, esnek ve yeni  koşullara çabuk uyum sağlayan bir yönetim anlayışının benimsenmesi en önemli  uygulamalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Elde edilen bulgular, seyahat acenteleri  yöneticilerinin tehlikelere karşı önlem alma ihtiyacı ve potansiyel krizlere karşı hazırlıklı  olma önerilerini içermektedir. Kriz öncesinde, seyahat acentelerinin kriz yönetimi  planlamaları yapmaları, tepkisel uygulamalar yerine politikalar belirlemeleri önerilebilir.  Ayrıca, seyahat acenteleri üzerinde yapılan bu araştırma, Türkiye'de kriz planlama ve  yönetimi literatürüne katkıda bulunacaktır.   Crisis management has become a requirement for businesses particularly in  tourism industry. In spite of the limited studies carried out in this field in Turkey, the survey  of the subject has significance in practices undergone by travel agencies, which are the backbones of the tourism industry. In this context we aim to analyze the measures and  practices adopted by travel agencies during periods of crisis; determine the frequency of  utilization of these measures and practices during periods of crisis; and, analyze the  positive and negative effects of crisis on travel agencies. Quantitative approach has been  adopted in the study and 357 valid questionnaires were analyzed through inferential  statistics. Findings suggest that developing practices for new marketing policies appear as  the first factor and is practiced more frequently than other applications. Cohesiveness to  crisis process and organizational preparatory work are seen to stand out. Particularly,  adaptation of work processes in harmony with the new circumstances, and the need for  adopting new approaches through reviewing the management process, implementation of a  flexible management concept that adapts quickly to the new conditions are encountered as  the most significant practices. Evidence obtained provides managers of travel agencies  with necessary measures related to difficulties faced, as well as suggestions for the  preparatory phase of potential crisis. Additionally, this research undergone for travel  agencies, will contribute to the crisis planning and management literature in Turkey.   
</summary>
<dc:date>2013-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>An Investigation of Job and Career Counseling Candidates from The Perspective of Diversity Management</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/5308" rel="alternate"/>
<author>
<name>KARAEMİNOĞULLARI, Ayşegül</name>
</author>
<author>
<name>DOĞAN, Altan</name>
</author>
<author>
<name>BOZKURT, Serdar</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/5308</id>
<updated>2020-06-16T12:44:48Z</updated>
<published>2013-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">An Investigation of Job and Career Counseling Candidates from The Perspective of Diversity Management
KARAEMİNOĞULLARI, Ayşegül; DOĞAN, Altan; BOZKURT, Serdar
 In this current study we are examining individuals who are trained for job and  career counseling in terms of their â€˜attitudes towards diversity' â€˜empathy skills' and  â€˜potential for diversity management performance'. In this respect, the relationship between  the â€˜attitudes towards diversity' and â€˜empathy skills' of career counselors, who will be  working in the personnel selection and placement process, will be investigated.  Furthermore, the impact of â€˜attitudes towards diversity' and â€˜empathy skills' on â€˜potential  for diversity management performance' will be studied. The differentiating effect of gender  on â€˜empathy skills' of individuals who are trained for job and career counseling will also  be covered in the research context.  The research is conducted on 266 future job and career counselors. Results  reveals a positive relationship between â€˜potential for diversity management performance'  and â€˜empathy skills' as well as between â€˜attitudes towards diversity' and â€˜empathy skills' of  trained counselors. Furthermore, results points out that â€˜empathy skills' and â€˜attitudes  towards diversity' significantly predicts â€˜potential for diversity management performance'.  Additionally a significant gender difference is found to exist in terms of â€˜empathy skills' of  individuals.  Çalışmada, iş ve meslek danışmanlığı eğitimi almış kişilerin, işgücündeki  farklılıklara ilişkin tutumları, empati becerileri ve farklılıkların yönetimine yönelik  potansiyel performansları araştırılmaktadır. Personel seçimi ve yerleştirilmesi ile kariyer  danışmanlığı süreçlerinde çalışacak bireylerin, farklılıklara ilişkin tutumları ile empati  becerileri arasında ilişki olup olmadığı ve farklılıklara yönelik tutumları ile empati  becerilerinin, farklılıkların yönetimine yönelik potansiyel performanslarını etkileyip  etkilemediği bu doğrultuda incelenmektedir. İş ve meslek danışmanlığı eğitimi almış  kişilerin empati becerilerinin, cinsiyet değişkenine göre farklılık gösterip göstermediği de  araştırma kapsamında ele alınmaktadır.  Araştırma, gelecekte iş ve meslek danışmanı olacak 266 kişi üzerinde  gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, eğitim almış kişilerin empati becerileri ile  farklılıkların yönetimine yönelik potansiyel performansları arasında ve farklılıklara yönelik  tutumları ile empati becerileri arasında pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Ayrıca bu kişilerin  empati becerileri ve farklılıklara yönelik tutumlarının, farklılıkların yönetimine yönelik  potansiyel performanslarının açıklayıcısı olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra cinsiyet  değişkeni açısından bireylerin, empati becerileri arasında farklılık olduğu belirlenmiştir 
</summary>
<dc:date>2013-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri AB'ye Girerek Üretim ve Finans Kapitalizminde İlerleme Kaydettiler mi?</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/5307" rel="alternate"/>
<author>
<name>DOĞRU, Bülent</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/5307</id>
<updated>2020-06-16T12:44:48Z</updated>
<published>2013-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri AB'ye Girerek Üretim ve Finans Kapitalizminde İlerleme Kaydettiler mi?
DOĞRU, Bülent
 Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri (CEE) Estonya, Slovakya, Slovenya, Letonya,  Polonya, Litvanya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan Avrupa Birliği ile sürdürdükleri  müzakere sürecini bitirerek, 1 Mayıs 2004 tarihinde toplu halde Birliğe tam üye oldular.  Çoğunluğu eski Sosyalist Bloku üyeleri olan bu ülkeler, AB'ye girerek kapitalist piyasa  nimetlerinden faydalanmaya çalıştılar. Bu çalışma, geçen yedi yıllık süreçte bu ülkelerin  amaçlarına hangi ölçüde ulaştıklarını incelemektedir. Çalışmada kullanılan kapitalizmin  temel göstergeleri Mehmet Altan'ın "Kapitalizm Bu Köye Uğramadı" çalışmasında geçen  ve Türkiye için kabul ettiği makroekonomik değişkenlerdir. Bu değişkenler, özel sektör  istihdam oranı, özel sektör üretiminin toplam üretim içindeki payı, ticaretin toplam hasıla  içindeki payı, yabancı banka sayısındaki artış, özel yatırımların toplam hasıla içindeki  payı, şehirleşme oranı, borsa kapitalizasyonudur. Özel sektör ve yabancı sermaye itişli bu  makroekonomik değişkenlerin CEE ülkeler için 2004 sonrası dönemde pozitif yönde  anlamlı bir farklılaşma gösterip göstermediği analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre,  AB'ye girmek bu ülkelere ticaretlerini arttırma imkanı tanımış ve ticaret kapitalizminde  ciddi bir ilerleme kaydetmelerine sebep olmuştur. Ancak üretim kapitalizmi ve finans  kapitalizmi alanlarında ilerlemenin olduğuna dair güçlü delil bulunamamıştır.   Central and Eastern European countries, Estonia, Slovakia, Slovenia, Latvia,  Poland, Lithuania, the Czech Republic and Hungary, became full members of the European  Union on 1 May 2004 after completing the process of accession negotiations. These  countries, mostly past member of the Communist Bloc, tried to utilize the benefits of the  capitalist market after entering the EU. This study analyzes the extent to which these  countries have achieved their objectives in the past seven years.  In this study, the main indicators were drawn out from the Mehmet Altan's study named  "Capitalism did not undergo this village" and Sabri F. Ülgener's definition of capitalism:  Private sector employment rate, the private sector share in total manufacturing production,  foreign trade, share of total output, increase in the number of foreign banks, and private investment as a share of total output. It is investigated whether a significant and positive  differentiation of these private sector driven macroeconomic variables has occurred after  2004. According to the results obtained, although entering the EU has given these  countries the opportunity to trade more and has led to trade capitalism with a significant  progress, no evidence has been found that there is progress in financial and production  capitalism. 
</summary>
<dc:date>2013-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Konut Tercihi ve Sosyo-mekansal İlişkilerde Kültürel Sermayenin Rolü: Koru Sitesi ve Or-An Sitesi Örnekleri Üzerinden Bir Karşılaştırma</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/5306" rel="alternate"/>
<author>
<name>KES ERKUL, Aysu</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/5306</id>
<updated>2020-06-16T12:44:48Z</updated>
<published>2013-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Konut Tercihi ve Sosyo-mekansal İlişkilerde Kültürel Sermayenin Rolü: Koru Sitesi ve Or-An Sitesi Örnekleri Üzerinden Bir Karşılaştırma
KES ERKUL, Aysu
 Bu makalede Ankara'daki sitelerde yaşayan bireylerin konut ve yer seçimi ile mekansal tercihlerini belirleyen faktörler incelenmektedir. Bu bağlamda Ankara'da kent merkezindeki mahallelerden kentin yeni gelişme alanlarında bulunan site şeklindeki yeni yerleşimlere doğru yaşanan hareketliliğin bireylerin tercihleri ile olan ilişkisine odaklanılmaktadır. Söz konusu tercihlerin incelenmesinde Pierre Bourdieu'nün Sermaye Kuramı'nda tanımladığı kültürel sermaye kavramı kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Ankara'nın önemli site projelerinden olan Or-An ve Koru Sitelerinde yapılan derinlemesine görüşmelerle toplanmıştır. Bu verilerin analizi bireylerin gerek konut seçimlerinde gerekse kentsel mekanla olan ilişkilerinde yaşam boyu edindikleri kültürel sermayenin önemli etkisi olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu iki sitede yaşayan bireylerin tercihlerinde ve sosyomekansal ilişkilerinde görülen farklılaşma, homojen bir olgu gibi görünen siteleşme sürecinin gerçekte kültürel sermaye bağlamındaki farklılaşmadan etkilenerek farklı algı ve pratiklere yol açabildiğini ortaya çıkartmıştır  In this article, the factors effecting the housing and spatial preferences of individuals living in the â€˜site' developments in Ankara are examined. In that context, it is focused on the mobility from the neighborhoods in central Ankara towards the new developments in the new growth areas, in terms of its relationship to the individual preferences. In the analysis of these preferences, Pierre Bourdieu's concept of cultural capital as defined in his Theory of Capital was utilized. The data for this research was collected through in-dept interviews conducted in two main development projects in Ankara, namely Or-An Sitesi and Koru Sitesi. The analysis of data shows the significant effect of cultural capital accumulated throughout the individuals' lives. On the other hand, the differentiation of preferences and socio-spatial relations between the residents of these two places reveals the fact that this process of mobility to live in â€˜site' developments is not a homogenous phenomenon as widely discussed. On the contrary, it is affected by the differentiation in cultural capital accumulations and lead to different perceptions and practices 
</summary>
<dc:date>2013-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
