<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, C23/S1 (2009)</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2843" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2843</id>
<updated>2026-05-07T17:58:14Z</updated>
<dc:date>2026-05-07T17:58:14Z</dc:date>
<entry>
<title>Blastocystis hominis bağırsak hastalığı için potansiyel bir tehlike olabilir mi?</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2888" rel="alternate"/>
<author>
<name>İNCEBOZ, TONAY</name>
</author>
<author>
<name>USLUCA ŞENLEN, SELMA</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2888</id>
<updated>2020-06-16T12:44:37Z</updated>
<published>2009-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Blastocystis hominis bağırsak hastalığı için potansiyel bir tehlike olabilir mi?
İNCEBOZ, TONAY; USLUCA ŞENLEN, SELMA
Blastocystis hominis (B. hominis)'in sürüngenlerde, kuşlarda, çeşitli memeli türlerinde ve böceklerde varlığı tanımlanmaktadır. Bu protozoon insanların bağırsaklarında bulunur. B. hominis'in vakuoler, granuler, ameboid, kist olmak üzere dört formu bulunmaktadır. Blastocystosis prevalansı, gelişmekte olan ülkelerde %30-%50, gelişmiş ülkelerde %1,5- %10'dur. Genellikle seyahat öyküsü olanlarda daha sık görülür. B. hominis enfeksiyonunun esas belirtileri, ishal ve karın ağrısı olmakla beraber, bulantı, iştahsızlık, kusma, kilo kaybı, halsizlik, baş dönmesi, gaz sancısı gibi tipik olmayan gastrointestinal şikayetler de görülür. Bu enfeksiyonun belirtileri kesin olmamasına rağmen, B. hominisâ€˜in bağırsaklarda yangıya neden olarak patojenik rol oynadığı fikri ileri sürülmektedir. Günümüzde blastocystosis tedavisinde kemoterapötik ajan olarak metronidazol tercih edilmektedir.  Blastocystis hominis (B. hominis) has been described in a variety of mammals, birds, reptiles, and even insects. The protozoon is commonly found in the intestinal tract of humans. Morphology of B. hominis has four major forms; vacuolar, granular, ameboid and cyst. The prevalence of Blastocystosis in humans appears to be higher in developing countries (30% to 50%) than in developed countries (1.5% to 10%), and has been associated with travel. Symptoms of B. hominis infection are mainly diarrhea and abdominal pain as well as nonspecific gastrointestinal symptoms such as nausea, anorexia, vomiting, weight loss, lassitude, dizziness, and flatulence. The significance of this human infection is uncertain although one idea has suggested a pathogenic role of B. hominis in causing intestinal inflammation. At present, the first choice of chemotherapeutic agent is metronidazole as described.
</summary>
<dc:date>2009-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Laparoskopik Splenektomi</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2887" rel="alternate"/>
<author>
<name>HAKGÜDER, FAİKA GÜLCE</name>
</author>
<author>
<name>OLGUNER, MUSTAFA</name>
</author>
<author>
<name>Akgür, Feza M.</name>
</author>
<author>
<name>KARAKURT, AYŞE GÜNEŞ</name>
</author>
<author>
<name>ATEŞ, OĞUZ</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2887</id>
<updated>2020-06-16T12:44:37Z</updated>
<published>2009-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Laparoskopik Splenektomi
HAKGÜDER, FAİKA GÜLCE; OLGUNER, MUSTAFA; Akgür, Feza M.; KARAKURT, AYŞE GÜNEŞ; ATEŞ, OĞUZ
Amaç: Çocuklarda çeşitli hastalıklar nedeniyle splenektomi gerekmektedir. Laparoskopik splenektomi (LS) tarif edildikten sonra açık splenektomiye tercih edilmektedir. Laparoskopik splenektomi ile ilgili deneyimlerimizi sunmak istiyoruz. Gereç ve yöntem: 2005-2008 yılları arasında LS yapılan 7 hastanın kayıtları geriye dönük olarak incelendi. Bulgular: LS uygulanan 4 kız, 3 erkek hastanın ortalama yaşı 9,8 Â± 3,9 yaş olarak hesaplandı. Splenektomi endikasyonunun 4 hastada herediter sferositoz (HS), 2 hastada idiyopatik trombositopenik purpura (ITP) ve 1 hastada splenik kist olduğu bulundu. Tüm hastalara total LS uygulandı. Ameliyat öncesi abdominopelvik ultrasonografide (US) hiçbir hastada aksesuar dalak görülmedi, HS tanılı 2 hastada ameliyat sırasında dalak hilusunda aksesuar dalak görülerek çıkarıldı. Ameliyat öncesi abdominopelvik US'de HS tanılı 3 hastada kolelitiazis saptandı. Bu hastalara LS öncesinde laparoskopik kolesistektomi (LK) uygulandı. Hiçbir hastada açık splenektomiye geçilmedi. Ameliyat sırasında ve sonrasında komplikasyonla karşılaşılmadı. Ortalama ameliyat süresi LS yapılan hastalarda 132 Â± 30 dakika ve LS + LK yapılan hastalarda 170 Â± 8 dakika olarak hesaplandı. Ortalama hastanede yatış süresi 2,4 Â± 0,5 gün olarak bulundu. Sonuç: Laparoskopik splenektomi çocuklarda güvenli ve başarılı bir yöntem olarak uygulanabilmektedir.  Objcetive: Splenectomy is required in children with various diseases. Laparoscopic splenectomy (LS) is preferred than open splenectomy. We herein present our experience with laparoscopic splenectomy. Material and method: The records of 7 patients who underwent LS between 2005- 2008 years were reviewed retrospectively. Results: The mean age of 4 girls and 3 boys who underwent LS was 9.8 Â± 3.9 years. The indication for splenectomy was hereditary spherocytosis (HS) (4), idiopathic trombocytopenic purpura (ITP) (2) and splenic cyst (1). All patients underwent total LS.Accessory spleen was identified none of the patients by the preoperative abdominopelvic ultrasonography (US). In 2 patients with HS accessory spleens were detected at the hilus of the spleen during the LS and these patients underwent removal of accessory spleens. Cholelithiasis was identified in 3 patients with HS by the preoperative abdominopelvic US. These patients underwent LS with laparoscopic cholecystectomy (LC). None of the patients required open splenectomy. There were no intraoperative or postoperative complications. The mean duration of surgery for LS was 132 Â± 30 min and for LS + LK was 170 Â± 8 min. The mean hospital stay was 2.4 Â± 0.5 days. Conclusion: Laparoscopic splenectomy can be performed safely and effectively in children.
</summary>
<dc:date>2009-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Üreteropelvik Bileşke Tıkanıklığının Transperitoneal Laparoskopik Onarımı</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2886" rel="alternate"/>
<author>
<name>TEKİN, Ali </name>
</author>
<author>
<name>ATEŞ, OĞUZ</name>
</author>
<author>
<name>HAKGÜDER, FAİKA GÜLCE</name>
</author>
<author>
<name>Akgür, Feza M.</name>
</author>
<author>
<name>OLGUNER, MUSTAFA</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2886</id>
<updated>2020-06-16T12:44:37Z</updated>
<published>2009-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Üreteropelvik Bileşke Tıkanıklığının Transperitoneal Laparoskopik Onarımı
TEKİN, Ali ; ATEŞ, OĞUZ; HAKGÜDER, FAİKA GÜLCE; Akgür, Feza M.; OLGUNER, MUSTAFA
Amaç: Üreteropelvik bileşke (ÜPB) tıkanıklığı operatif tedavisinde altın standart açık piyeloplastidir. Laparoskopik piyeloplasti (LP)'nin çocuklarda uygulanmaya başlanmasından beri bu konuda uygulanabilirliği ve teknik iyileştirmeler hakkında çalışmalar yayınlanmıştır. ÜPB tıkanıklığı olan hastalarda LP'nin yerini göstermek amaçlı geriye dönük çalışma planlandı. Gereç ve yöntem: Ekim 2005 - Mart 2009 tarihleri arasında 14 hastada toplam 15 toplayıcı sisteme 3 port kullanılarak LP yapıldı. Bulgular: ÜPB tıkanıklığı 5 hastada sağda, 8 hastada solda, 1 hastada ise bilateral idi. Hastaların preoperatif dinamik böbrek sintigrafisi ile elde edilen diferansiye renal fonksiyonları ortalama % 40,0 Â± 11,1 (27 - 57) idi. Bilateral ÜPB tıkanıklığı olan hastanın onarımları farklı tarihlerde yapıldı. Daha önce sağ ÜPB tıkanıklığı nedeniyle başka bir hastanede açık yöntemle ameliyat edilen hastanın ve sol böbreği ektopik pelvik yerleşimli olan hastanın ÜPB tıkanıklığı LP ile tedavi edildi. Postoperatif 6. ayda yapılan dinamik böbrek sintigrafilerinde tüm hastalarda radyoaktif madde klirens eğrisinin normal olduğu saptandı. Postoperatif 6. aydaki diferansiye renal fonksiyonları ortalama %43,5 Â± 9,8 (30 - 57) (p &lt; 0,05) idi. Sonuç: LP çocuklarda ÜPB tıkanıklıklarının tedavisinde güvenli bir yöntemdir. Ektopik böbrek ya da açık piyeloplasti sonrası ÜPB tıkanıklığı gibi ek klinik koşullarda da LP'nin, açık piyeloplastinin alternatifi olabileceğini düşünüyoruz.  Objective: Open pyeloplasty is the gold standard for the treatment of ureteropelvic junction (UPJ) obstruction. With the introduction of laparoscopic pyeloplasty (LP), several reports regarding feasibility of LP and technical achievements. A retrospective study was planned to demonstrate the place of LP in the treatment of UPJ obstruction Material and Method: Between October 2005 - March 2009 15 UPJ obstructions of 14 patients have been treated with LP conducted through 3 ports. Results: UPJ obstruction was on the right side in 5 patients, on the left side in 8 patients, bilateral in 1 patient. Preoperative split renal function was 40,0% Â± 11,1 (27 - 57). LP was conducted metachronously in the patient with bilateral UPJ obstruction. A patient had a failed open pyeloplasty, another patient had a left ectopic pelvic kidney, both were treated with LP. All patients had normal MAG 3 clearance at the 6'th month of study. Split renal function measured at the 6'th month was 43,5% Â± 9,8 (30 - 57) (p &lt; 0,05). Conclusion: LP is a safe and successful procedure for the treatment of UPJ obstruction. LP can be conducted in patients with failed open pyeloplasty and ectopic kidney.
</summary>
<dc:date>2009-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Çocuklarda Laparoskopik Kolesistektomi</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12397/2885" rel="alternate"/>
<author>
<name>SOLMAZ, Bora </name>
</author>
<author>
<name>HAKGÜDER, FAİKA GÜLCE</name>
</author>
<author>
<name>ATEŞ, OĞUZ</name>
</author>
<author>
<name>OLGUNER, MUSTAFA</name>
</author>
<author>
<name>Akgür, Feza M.</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12397/2885</id>
<updated>2020-06-16T12:44:37Z</updated>
<published>2009-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Çocuklarda Laparoskopik Kolesistektomi
SOLMAZ, Bora ; HAKGÜDER, FAİKA GÜLCE; ATEŞ, OĞUZ; OLGUNER, MUSTAFA; Akgür, Feza M.
Amaç: Günümüzde hemolitik ya da non-hemolitik kolelitiyazis ve safra kesesi diskinezisi gibi safra kesesi hastalıklarının tedavisinde laparoskopik kolesistektomi çocuklarda da seçkin ve güvenilir bir tedavi yöntemi olarak yer almaktadır. Çocuklarda laparoskopik kolesistektomi deneyimlerimizi sunmak istiyoruz. Gereç ve yöntem: Kliniğimizde 1993-2009 yılları arasında kolelitiyazis, safra kesesi diskinezisi ve safra kesesinin yapısal anomalileri tanılarıyla laparoskopik kolesistektomi uygulanan 22 hastanın kayıtları geriye dönük olarak incelendi. Bulgular: Yaşları 1 ile 17 arasında (ortalama 9,0 Â± 8), vücut ağırlıkları 8 ile 70 kg (ortalama 35 Â± 25) arasında değişen toplam 22 hastaya (15 erkek, 7 kız) laparoskopik kolesistektomi uygulandı. Safra kesesi diskinezili 3 hastayla birlikte 19'unda sadece laparoskopik kolesistektomi uygulandı. Herediter sferositozlu ve kolelitiyazisli 3 hastaya laparoskopik kolesistektomi beraberinde splenektomi de uygulandı. Sonuç: Laparoskopik kolesistektomi, iyi kozmetik sonuçlar doğurması, ameliyat sonrası daha az ağrılı oluşturması ve hastaların hızla günlük aktivitelerine dönmelerini sağlaması açısından çocuklarda safra kesesi hastalıklarının tedavisinde ilk seçenek olmalıdır.  Objective: Nowadays, laparoscopic cholecystectomy is the preferred treatment modality for pediatric gallbladder diseases like as hemolytic or non-hemolytic cholelithiasis and biliary dyskinesia. We herein present our laparoscopic cholecystectomy experinces in children. Material and method: The hospital records of 22 patients with cholelithiasis, biliary dyskinesia and gallbladder anomalies who underwent laparoscopic cholecystectomy between 1993 and 2009 were evaluated retrospectively. Results: Twenty-two patients (15 boys, 7 girls) aging 1 and 17 years (mean 9.0 Â± 8) and their body weight were between 8 and 70 kg (mean 35 Â± 25) were underwent laparoscopic cholecystectomy. Nineteen patients, 3 of them with biliary dyskinesia, underwent only laparoscopic cholecystectomy. The other 3 patients with herediditary spherocytosis and cholelithiasis underwent laparoscopic cholecystectomy and sple-nectomy. Conclusion: Laparoscopic cholecystectomy should be the first choice in the treatment of pediatric gallbladder diseases as, yields beter cosmetic results, lesser pain and regaining earlier daily activities.
</summary>
<dc:date>2009-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
